SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

800 nolu Hadis’in İzahı:

 

Bu hadîsi Buhârî «Kitâbu't-Tefsîr» ile «Kitâbu Fedâilü'l-Kur'ân» da: Ebû Dâvûd «Kitâbu'l-Îlim» de: Tirmizî ile Nesâî «Tefsir» de tahrîc etmişlerdir,

 

Buhârî'nin rivayetinde Hz. İbni Mes'ûd: «(Acep her ümmetden birer şâhid...) âyetine vardığım zaman Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana :

 

«Dur!» yahut «Kes!» buyurdular, (o zaman) gözlerinin yaşardığını gördüm.» demişdir.

 

Bu hadîsi îbni Ebî Hâtîm, Taberânî ve daha başkaları da rivayet etmişlerdir. Onların rivayetlerinde: «İbni Mes'ûd (Acep her ümmetden birer şâhid...) âyet-i kerîmesine gelince Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ağladı. Hattâ sakalına ve yanaklarına vurarak: Yâ Rabb! Aralarında bulunduklarıma şâhid olacağım için sözüm yok. Fakat görmediklerime nasıl şâhid olurum? buyurdu.» denilmektedir.

 

Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in görmediği kimselere şehâdet etmesi mes'elesi hakikaten müşkil ise de, İbni'I-Mubârek'in Saîdü'bnü'l-Müseyyeb'den rivayet ettiği mürsel bir hadîs bu işkâli gidermektedir. Çünkü o hadîsde Saîdü'bnül-Müseyyeb: «Hiç bir gün yokdur ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e, ümmeti sabah ve akşam arz olunup da, onları simalarından ve amellerinden tanımasın. Bu sebepledir ki bunların aleyhine şehâdette bulunacakdır.» demişdir.

 

Buharî'nin rivayetine göre Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Hz. İbni Mes'ûd'a «yeter» demesi, bu âyetdeki ibret ve nasîhatlara tembih içindir. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gözyaşı ile ağlaması da bundandır. Çünkü İbni Mes'ûd (Radiyallahû anh) mezkûr âyeti okuyunca Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kıyametin şiddet ve dehşetini tesavvur etmiş; o gün ümmetinin kendisine îmân ettiğini tasdik için şehâdete davet edileceğini, ümmeti için şefâatda bulunarak kendilerini o günün şiddet ve dehşetinden kurtarmağa çalışacağını düşünmüşdür. Bunlar insana kanlı gözyaşları döktürecek kadar hazîn ve tesavvuru bile tüyler ürperten hakikatlerdir.

 

Zemahşerî diyor ki: « (Acep her ümmetden birer şâhid getirerek, onların üzerine de seni şahit kıldığımız zaman hâl nice olur!) [Nisa 41] âyet-i kerimesinden murâd; acaba Yahudilerle sâîr küffâr her ümmete aleyhlerine şehâdet edecek bir şâhid yâni Nebisini getirdiğimiz zaman ne yapacaklar; demekdir.»

 

Ulemâ «seni de bu yalancılar üzerine şâhid getirdiğimiz zaman...» âyet-i kerîmesindeki yalancılardan muradın kimler olduğunda ihtilâf etmişlerdir. Zemahşerîye göre bunlar, her Nebiyi yalanlayanlardır. Mukaatîl: «Bunlar Ümmet-i Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kâfirleridir.» demişdir, İbni Nakîb'in tefsirinde ise bunlardan murâd: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in müsiüman olan ümmetidir» deniliyor. Bu takdirde âyet-i kerîmedeki şehâdet iki türlü tefsir edilebilir:

 

a) Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ümmetinin aleyhine şehâdet eder.

 

b) Ümmetinin lehine şehâdet eder.

 

Bâzıları «buradaki işaret, yahudilerle hıristiyanlaradir» demiş. Bir takımları da bununla yalnız Kureyş kâfirlerine işaret edildiğini söylemişlerdir.

 

Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in neye şehâdet edeceği hususunda Ulemadan dört kavil rivayet olunmuşdur:

 

1- İbni Mes'ûd (Radiyallahû anh) ile İbni Cüreyc, Süddî ve Mukaatil'e göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ümmetine Allah'ın emir ve nehiylerini tebliğ ettiğine şehâdette bulunacakdır.

 

2- Ebû'l -Âliyye'ye göre, ümmetinin îmân ettiğine şehâdette bulunacakdır.

 

3- Mücâhid ile Katâde'ye göre, ümmetinin amellerine şehâdet edecekdir.

 

4- Zeccâc'a göre, ümmetinin hem lehinde; hem de aleyhinde şehâdetde bulunacakdır.